4000 nin üzerinde acemi kasabın hastanelik olması:
Bu durumum, toplumumuzun
avcı-toplayıcı evreyi geçtiğini, fakat tarım toplumunun değerlerini yaşarken,
tarım toplumunun gereklerini, yerine getirmekten uzak olduğunu gösteriyor. Avcı-
toplayıcılar bu kadar zait vermezler. Bunun sebebi ise, az da olsa sanayi
toplumuna ve aydınlanmaya bulaştığımız anlamına geliyor, bence. Sonuç, bu
açıdan olumlu.
6 Kattan keçinin düşüp, Heval’in ölümüne sebep olması:
Bu da tarım toplumunun
değerlerleri ve yaşam biçimini ile modernite arasındaki eşiği aşamadığımızın
bir işareti. Modernitenin sonucu olan betonarme inşaatları (her ne kadar
depremlerde yıkılsa da) yarım yamalak yapabildiğimizi, fakat tarım toplumunun
inançsal ritüeli olan kurban kesmeyi bile beceremeyip, insanları kurban
ettiğimizin bir başka göstergesi.
Sınırötesi harekat için tezkerinin kabulünden sonra Genelkurmay’ın
olası harekata katılacak personel için MİT yasasında olduğu gibi dokunulmazlık
talep etmesi.
Binlerce yıllık devlet
geleneklerinin AKP’nin (kafa olarak hala tarım toplumunda yaşayan) niteliksiz
kadroları elinde ne kadar yozlaştığını ve dejenere edildiğini gösteren bir
başka örnek. Devlet kurumları arasında eşgüdümün ve karşılıklı güvenin
bulunmadığını, devletin bir kağıttan kaplan olduğunu açık olarak ortaya
koyuyor.
Biden’in Taylyip’ten özür dilemesi
İslamın kör kılıcı Tayyip’ten çok
çekindiği anlaşılan Biden, özür diledi ve bir Tayyip hayranı olduğunu belirtti.
Biden, 3. dünya ülkeleri ve diktatörlerin hoşuna giden bir dil kullandı,
diplomaside yeri yok ama Ortadoğu’da geçerli bir pohpolama yöntemi. Tayyip’in
bütün çevirdiği dolapları bilen ABD başkan yardımcısı, kendi işini gördürmek
için buralarda geçerli olan şeyi yaptı, o amacına ulaşacak, askerlik görevi
yapan Mehmetçikler için ise, vaziyet kötü.
Sonuç: Cumhuriyet aydınlanma devrimiyle, çağdaşlık ve akılın
yolunda hiç de küçümsenemeyecek bir mesafe kat eden halkımız, AKP sayesinde en
az 20 yıl geriye gitti. “Dünyanın hiçbir
yerinde zorunlu fizik, kimya, matematik dersinin tartışma konusu olduğunu
göremezsiniz. Ne hikmetse zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi tartışma konusu
olur.” Bu sözlerin söylendiği bir ülkede yukarıda anlatılanların daha kötüleri
yakında olacak demektir. Bu görünen köydür, göremeyenlerin gözlerinin bağını
çözmek bize düşer, ama nasıl? Bunun ceremesini ise, çok sevdiğimizi
söylediğimiz çocuklar çekecek, yapacak çok şey var, ama büzük yok…
0 yorum:
Yorum Gönder