Category 1

MOĞOLLAR VE AKP


Özel yaşamlara ve aile yaşamına müdahale etmeyi kendine hak gören, tek tip birey ve tek tip bir gençlik yaratmayı amaçlayan, fetvayı, yasaların üstünde gören, toplumsal sorunlara bilimsel değil, dinsel referanslarla çözüm arayan, tüm kamu kurumlarında hızla kadrolaşan ve bir DİN DEVLETİ yaratma hayalini adım adım uygulayan AKP’nin baskıcı ve antidemokratik müdahaleleri Anayasayı ve tüm yüksek yargı kurumları kararlarını açıkça ihlal etme boyutuna ulaşmıştır...
Bizler, din bezirganı iktidar ve siyasetçilerin, laik devleti ortadan kaldırmalarına asla rıza göstermeyeceğimizi; laik ve demokratik Cumhuriyetten, Atatürk ilke ve devrimlerinden asla ödün vermeyeceğimizi din devleti kurmaya kalkışanların, halka hesap vermesi için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”
Bir zamanlar televizyon ekranlarında laiklerle “laikçi” diye kahkahalar atarak dalga geçen yalaka ve entel bozuntularının artık sesi çıkmıyor. Çünkü laiklik elden gidiyor diyen aydınlar haklı çıktı. Çağdaş dünya ölçüleri bu ülkede terkediliyor. Aydınlık ve çağdaşlığa inanan herkesin, laiklik bayrağının bir köşesinden tutması gerekiyor...
MOĞOLLAR VE AKP “ Özel yaşamlara ve aile yaşamına müdahale etmeyi kendine hak gören, tek tip birey ve tek tip bir gençlik yaratma...

BESLEME MÜSVETTELER

 “İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”-2
(NELER YAPILABİLİR?)

Bilimi, bilim insanlarını, meslek kuruluşlarını dinlemeyen sorunu görmezden gelen, üç maymunu oynayan görmeyen, duymayan kamu yöneticileri etik, vicdani ve ahlaki açıdan büyük bir sorumluluğun altına girmektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır, sağlıklı olabilmenin temel koşuludur. Gölün bu kadar kirlenmesinin nedeni, mevzuat eksikliği değil, öncelikle mevzuatı uygulamayan kamu görevlileridir.
Bunlara, 1990'dan sonra İznik Gölü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına rağmen, hala bölgedeki fabrikalara ek yatırımlar için, ruhsat veren şimdiye kadarki bütün belediye başkanları dahildir.
Öncelikle, halen çalışmaları devam eden yönetim planı süratle bitirilip, plan uygulamaya konmalıdır.
Tarım alanlarından gelen tarımsal ilaç kalıntıları,

“İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”-2 (NELER YAPILABİLİR?)

 “İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”-2 (NELER YAPILABİLİR?) Bilimi, bilim insanlarını, meslek kuruluşlarını dinlemeyen sorunu görmez...

(BASIN AÇIKLAMASI)

“İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”


Çok değil, 1980'lerde içiliyordu, yüzülüyordu, sulamada kullanılıyordu. Şimdi, içilemiyor, yüzülemiyor, şimdilik sulamada kullanılıyor, balık türleri git gide azalıyor ve herkes bunu seyrediyor...
İznik Gölü uluslararsası sulak alan statüsüne sahip bir göldür, aynı zamanda RAMSAR potansiyeli vardır. Gölün kıyı kenar çizgisinden itibaren 1 km. genişlikteki alan ve göle boşalan dere yatakları doğal SİT olarak tescil edilmiştir. Göl havzasında nesli tükenme tehditi altında yaşayan canlı türleri bulunmaktadır. Bu özelliğiyle önemli tatlı su, doğa alanı ve kuş alanıdır.
Evet, tanıdınız galiba, bahsettiğim İznik Gölü. Kuzey Anadolu fayının güney kolunun yarattığı bir güzellik. Derin göller sınıfından ve böyle olduğu için de kirlenmesi zor göllerden. Biz, işte bu zor işi başardık. İznik Gölü şu an can çekişiyor, bu yetmiyormuş gibi, can çekişen bu güzelliğe DSİ iki kurşun (İznik ve Sölöz barajları) daha atma derdinde.
İznik Gölü havzası kapalı bir havza ve havzada akım yönü göle doğru olduğu için, gübre ve ilaç kalıntıları, sanayi kirliliği, yeni yapılan Orhangazi yağmur suyu, göl çevresindeki yerleşimlerin evsel atıkları ve diğer tesislerin atık suları yağışların sebep olduğu yüzeysel yıkanma ve akışla göle ulaşmaktadır.

“İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”

(BASIN AÇIKLAMASI) “İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR” Çok değil, 1980'lerde içiliyordu, yüzülüyordu, sulamada kullanılıyo...


Saygı Öztürk'ün 20 Haziran tarihli Sözcü Gazetesi'ndeki haberinde “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı  güvenlik zirvelerinde “Suriye politikasında hata yaptık” itirafı artık net bir biçimde dile getiriliyor… “ ifadesi yer aldı.

“Bu zirvelerde sık sık “Suriye politikasında hata yaptık” fikri de vurgulanıyor. Güvenlik kaynakları, izlenen dış politikanın Türkiye’yi daha da sıkıntıya sokabilecek gelişmelere gebe olduğunu belirtiyor. ABD, IŞİD’i bölgeden temizlemek adına çalışma yürütürken, bazı durumlarda da dinci terör örgütünü desteklediğini belirten bir üst düzey güvenlik yetkilisi, SÖZCÜ’ye, “Suriye ile aramızın bozulması bir hataydı. Sınırda ülkemiz aleyhine gelişen olaylar da bunun bir sonucu. Sınır komşumuz PKK-PYD olmamalıydı. ABD’nin oyununa alet olundu” dedi. 23 Eylül 2014’ten bu yana  Suriye’ye bin 800 hava harekatı yapıldı. Bunun bin 650’si ABD tarafından, diğerleri ise ittifak içindeki diğer ülkeler  tarafından yapıldı. Harekatların bin 90’ı Kobani’ye gerçekleştirildi. Bu durumun, ABD’nin Kobani’ye verdiği önemi gösterdiği ifade edildi.

Bunları söyleyen üst düzey yetkili kim bilmem ama, adına devlet denen, üstelik Türkiye gibi 2000 yıllık devlet geleneği olan bir ülkede, dış politikanın bir kişinin Esad'a karşı, daha doğrusu kendi anlayışlarındaki Sünni Müslümanlar dışında herkesi dışlayan, hor gören, gırtlağına kadar şahsi hırslara batmış bir dış politikaya mahkum edilmesi ve buna göz yumulması, sadece hırsları boyunu aşmış o kişinin değil, konuyla ilgili tüm devlet adamlarının sorumluluğunu gerektirir.
Aksi taktirde kendinizin çapsız, bilgisiz, liyakatsız ve önünü dahi göremeyen kadrolar olduğunuzu kabul etmeniz gerekir. Devlet denen örgütün kurumları ve hafızası vardır, ABD’nin Oyununa Geldik” demekle sorumluluktan kurtulamazsınız.

Oyuna mı geldiniz, yoksa büyük devrimci Atatürk'ün uyardığı gibi; şahsî menfaatlerinizi, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit mi ettiniz? Yoksa, iktidara sahipleri olarak gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde miydiniz?

Bence oyuna gelmediniz; kendi çıkarlarınızı, ülkeyi fiziki olarak işgal etmeseler de, beyinleri işgal etmiş, sözde müttefikleriniz (ABD ve AB) siyasal amaçlarıyla birleştirdiniz. Memleketin %99 u müslüman diyordunuz ya, müslüman mahallesinde papaza gidip, günah çıkarılamayacağına göre, hesabını vereceksiniz...


Suriye'de gerçekleşen yüzbinleri aşan ölümlerden ve ülkemizde meydana gelen onlarca ölümden, elinizdeki kanı yıkayıp, kurtulamazsınız.

ABD’NİN OYUNUNA GELDİK

Saygı Öztürk'ün 20 Haziran tarihli Sözcü Gazetesi'ndeki haberinde “ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı  güvenlik zirvelerinde “...

 

Pazarköy