“İZNİK
GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”
Çok
değil, 1980'lerde içiliyordu, yüzülüyordu, sulamada
kullanılıyordu. Şimdi, içilemiyor, yüzülemiyor, şimdilik
sulamada kullanılıyor, balık türleri git gide azalıyor ve herkes
bunu seyrediyor...
İznik
Gölü uluslararsası sulak alan statüsüne sahip bir göldür, aynı
zamanda RAMSAR potansiyeli vardır. Gölün kıyı kenar çizgisinden
itibaren 1 km. genişlikteki alan ve göle boşalan dere yatakları
doğal SİT olarak tescil edilmiştir. Göl havzasında nesli tükenme
tehditi altında yaşayan canlı türleri bulunmaktadır. Bu
özelliğiyle önemli tatlı su, doğa alanı ve kuş alanıdır.
Evet,
tanıdınız galiba, bahsettiğim İznik Gölü. Kuzey Anadolu
fayının güney kolunun yarattığı bir güzellik. Derin göller
sınıfından ve böyle olduğu için de kirlenmesi zor göllerden.
Biz, işte bu zor işi başardık. İznik Gölü şu an can
çekişiyor, bu yetmiyormuş gibi, can çekişen bu güzelliğe DSİ
iki kurşun (İznik ve Sölöz barajları) daha atma derdinde.
İznik
Gölü havzası kapalı bir havza ve havzada
akım yönü göle doğru olduğu için,
gübre
ve ilaç kalıntıları, sanayi kirliliği, yeni yapılan Orhangazi
yağmur suyu, göl çevresindeki yerleşimlerin evsel atıkları ve
diğer tesislerin atık suları yağışların sebep olduğu
yüzeysel yıkanma ve akışla göle ulaşmaktadır.
İznik
Gölü'nde biliminsanlarının yaptığı araştırma sonuçlarına
kısaca göz atalım. Göl dibinden 30 cm uzunluğunda sediment
(tortu) alınarak yapılan bir araştırmada son 20 yıl içinde
ötrofik (kirlilik) koşullara doğru bir eğilim olduğunu, azot,
fosfor ve klorofil-a üzerinde son veriler, gölün son yirmi yılda
mezotrofikten (temiz su) ötrofike (kirli su) geçtiğini
göstermektedir.
1980
den sonra kurşun, bakır (çinko gübre kaynaklı olabilir) gibi
ağır metal konsantrasyonlarındaki artış kirlenmeyi
göstermektedir. İznik
Gölü su kalitesinin pestisit (tarımsal ilaç) kirliliği
bakımından 3. sınıf su kalitesinde olduğu belirlendi. 3. Sınıf
su kirli su anlamına geliyor, bir sonraki derece çok kirli su
demek.1
Başka
bir araştımada, İznik
Gölü’nde 2008–2009 yıllarında iki ayda bir olmak üzere,
seçilen 8 istasyonda su örneklerinde fosforlu pestisit ölçümleri
ve gölün tamamını temsil edecek şekilde farklı bölgelerden
örneklenen balıkların kas ve karaciğerlerinde klorlu pestisit
analizleri gerçekleştirildi. Guthion
araştırma
süresince sürekli ve en yüksek konsantrasyonda bulunan pestisit
oldu. Gölden örneklenen balıkların kas ve karaciğerinde yapılan
analizlerde de pestisit kalıntılarına rastlandı, özellikle
Alfa-BHC, Gama-BHC ve Aldrin gibi bilinen pestisitlerin yanında
ülkemizde kullanımı yasak olan
DDT
kalıntısı da tespit edildi.
Bir
diğer araştırmada
Orhangazi ve İznik ilçelerine ait tarım arazilerinden 20 adet
toprak örneği sulama öncesi ve sonrası olmak üzere 2 kez
alınmıştır. Sulama
sonucu topraklarda çeşitli oranlarda biriken mevcut metal
konsantrasyonları sınır değerlerin altında bile olsa toprağın
C (karbon) döngüsünde bir değişikliğe neden olmuştur.
İznik
Gölü sularıyla sulanan bitkilerde ve topraklarda metal durumunu
inceleyen bir arşatırmada; kirletici konsantrasyonlarını
belirlemek için, toprak, bitki ve su örnekleri alınmış; toplam
ve ekstrakte demir (Fe), manganez (Mn), çinko (Zn), bakır (Cu),
kobalt (Co), nikel (Ni) krom (Cr), kurşun (Pb) ve kadmiyum (Cd).
analiz edildi. Yıkıcı
örneklenmiş topraklarda Demir, Cu, Ni aşırı olduğu tespit
edildi.
Sığ
ötrofik göllerde ve barajlarda, siyanobakterilerin toksin üreten
türleri genellikle suda patlama oluşturur ve birçok ülkede
giderek artan bir problem haline gelmiştir. Mavi-yeşil alg olarak
adlandırılan bu bakteri İznik Gölü'nde de tespit edildi.
Toksik (hücrelere zarar veren zehir) Cyanobacterinin içme suyu
temini olarak kullanılan sularda ve eğlence (yüzme vb.) ya da
balıkçılık amaçlı kullanılan sularda kitlesel gelişimi
gerçek bir tehlike olabilir.
Tübitak
tarafından desteklenen ve İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri
Fakültesi Dekanı Prof. Meriç Albay ve ekibinin yürüttüğü ve
halen devam eden bir çalışmada gölde iki çeşit sinobakteri ve
bunların toksinleri tespit edildi. Bu toksinler suyu kullananlar
için tehlikeledir. Bunların çok arttığı sularla sulama
yapılması durumunda bunların bitkelere dahi geçtiği Çin'li
biliminsanlarının araştırmasında tespit edildi. Çin'deki
araştırmada sebzelerdeki
mikrosistin konsantrasyonları Dünya Sağlık Örgütü tarafından
tavsiye edilen tolere edilebilir günlük alım miktarı üzerindeydi.
Gölün
durumu bilimsel araştırmalara göre böyle, ölüm döşeğinde,
bizim boş teneke gibi ses çıkaran siyasetçilerimiz ise, buraya
yeni fabrikalar kondurulmasına göz yumma derdinde, sonra da göz
boyama için, göl kıyısında çöp temizliği gösterisi
yapıyorlar. Buyurun, bu yazıdan sonra kim, ne yapacak, buna siyasi
parte ilçe örgütleri, belediye ve ilçemizdeki bütün dernekleri
dahil.
Bu
göl siyaset cambazlarının kıyısında her dilediği haltı
yapacağı tapulu malları değildir. Bize düşen bu emaneti,
çocuklarımıza ve torunlarımıza aynen teslim etmek ve bunun için
gereğini yapmak...
1Tektonik
İznik Gölü (KB Türkiye) multi-disipliner sediment (tortul)
Pilot çalışmanın sonuçları - yakın geçmişin jeokimyası ve
paleolimnoloji


0 yorum:
Yorum Gönder