(BASIN AÇIKLAMASI) ORHANGAZİ HALKININ COMPONENTA GERÇEĞİNİ İ BİLME HAKKI VARDIR


05 Kasım tarihli yerel gazetelerde, 'Sayın kamuoyuna duyrulur' başlığıyla Coomponenta'nın ilanı vardı. İlanda, özetle: ülkeye kazandırdığı döviz ve istihdam ettiği işçi sayısına yer verilmiş bundan sonra “şirketin meri hukuk kuralları uyarınca basiretli bir ticari kurum olarak tüm iş ilişkilerini ve operasyonlarını yürütmekte ve yönlendermekte olduğu ve yükümlülüklerini tam ve zamanında ifa etmekte; her türlü faaliyetinde hukuki ve ahlaki değerleri hassasiyetle gözettiği ifadelerine yer verilmiştir.
09.07.2013 tarihinde inşaatı tamamlnan Companenta'ya ait ek tesisin İNŞAAT RUHSATININ İPTALİNE İLİŞKİN DAVANIN henüz kesinleşmediği, bu kararın sadece bu bölümde inşaat yapılmasını engel olduğu, açıklamalarına yer verilmiştir. Bu kararın uygulanması için kesinleşmesi gerek olmadığı gerçeği çarpıtılmıştır. Mahkeme kararına rağmen tesisin çalışmasına kimlerin göz yumduğunu kimlerin memurlara konusu suç teşkil eden emirler verdiği tarafımdan bilinmektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu açıklamalar, gerçekleri yansıtmadığı gibi daha da üzerini örtme çalışmasından başka bir şey değildir. Koç holding tarafından kurulan döküm tesisi, (Döktaş) yüzde 54.96’sı Finli Componenta Corporation’a 202 milyon dolar şirket değerinden 2002 yılında satıldı.
Tesis 1970 lerde kurulduğunda ortada ne kıyı kanunu ne de İznik Gölü 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı vardı. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yapılan, İznik gölü ve çevresini kapsayan 1/25.000 Ölçekli İznik Gölü Çevre Düzeni Planı 19.12.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu planda İznik Gölü içme ve kullanma suyu kaynağı olarak planlanmıştı.
05.03.2009 tarihinde, İl Özel İdaresi tarafından yapılan 1/25.000 Ölçekli İznik Gölü Çevre Düzeni Planı Revizyonu'nda ise İznik Gölü artık içme suyu kaynağı değildir. Aradan geçen 19 yıl gibi kısa bir sürede Gölü ne kadar kirlettiğimiz yapılan planda ortaya çıkmıştır.
19.12.1990 tarihindenen bu yana İznik Gölü kıyısına 1000 m. den daha yakın bütün tesisler plana ve dolayısıyla hukuka aykırıdır.
Componenta'nın tesisi devralmasından sonra Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün yaptığı denetimler firmanın hukuk kurallarına, ahlaki değerlere ve işçi sağlığına saygı göstermediğini, açık olarak ortaya koymaktadır.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, 25 Kasım 2013 tarih yazısında fabrika atıklarının ‘tehlikeli atık’ statüsünde olduğu kabul edilmiştir.
2013 yılında yapılan denetimde, fabrikanın boya ünitesindeki iç çalışma ortamındaki fanların çalıştırılmadığı ve iç ortam havasının yeteri kadar temiz olmadığı, konunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müdürlüğünü ilgilendirdiği; tespiti yapılmıştır.
Bursa Valiliği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, 08.07.2013 tarihli denetim raporunda tesisin 1 yıllık GFB (geçici faaliyet belgesi) süresinin dolmasına rağmen çevre izni olmaksızın faaliyet gösterdiği ve idari para cezasına çarptırıldığı tespiti yapılmış ve raporun 5 numaralı paragrafında toz tutma sistemi olmadan faaliyet gösterdiği belgelenmiştir.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, 09 Ekim 2006 tarih yazısında, ilgili tesisin arıtılmamış atık sularını DSİ su kanalına deşarj ettiği suyun Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği hükümlerinin öngördüğü arıtma yapılmadan deşarj edildiği, arıtma çamurunu toprakta gübre olarak kullandığı belgeden anlaşılmaktadır.
TÜBİTAK MAM ÇEVRE ENSTİTÜSÜ 11.06.2013 TARİHLİ RAPORUNDA
Atık, kalıplama döküm kumu ve fan tozlarının su ile reaksiyon vermesi halinde sulu ortamda ekolojik olarak toksik etki gösterme riskinin yüksek olduğu; açıkta geçici veya herhangi bir sebeple sulu ortama karışması engellenmelidir, sonucuna varılmıştır.
Üretim esnasında ortaya çıkan dioksin, furan gibi zehirli gazların, tozların filitre edilmeden deşarj edildiği; ekolojik olarak toksik etki gösterme riski yüksek olan atık kalıplama döküm kumunu açıkta vahşi depolama yaptığı yine suyla temas etmemesi gereken kalıplama fan tozunu açıkta depoladığı gerçeğini halkımızın bilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Kimin Orhangazi'yi ve çevreyi düşündüğünü; kimin işçi sağlığını, tarım topraklarını, yeraltı sularını kirlenmesini hiçe sayarak, ceplerini doldurma çabasında olduğunu halkımızın takdirine bırakıyorum
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Göl’e uzaklığı 600-650m. olan, kurulduğu bölge sulak alan, doğal SİT alanı ve DSİ YAŞ yer altı suyu işletme sahası statülerine sahip alanda bulunan fabrikaya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 25. Kasım 2013 tarihinde süresiz geçci depolama izni verdiğini kamuoyuna duyrulur.






0 yorum:

 

Pazarköy