Sorunun yanıtı hem kuştur, hem devedir. Niye böyle olduğuna gelince; bu şirketler 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 26. maddesi gereğince, Belediye Meclisi kararı ve Bakanlar Kurulu’nun izni ile kurulmaktadır. Bu şirketlerdeki Belediyelere ait sermaye kamuya aittir, yani halkın parasıdır.
Belediye şirketlerin yasaya göre kuruluş amaçları, kaynak yaratmak, bankalardan kredi kullanabilmek, kamu hukukunun katı kurallarından ve bürokrasiden kurtulma olmakla birlikte, gelinen süreçte amaçtan tamamen sapılmış ve yoz bir ilişkiler ağı oluşmuştur. Ne Sayıştay Kanununda, ne İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettiş Kurulu Tüzüğünde, nede Belediye Kanunun da bu şirketlerin denetimine ilişkin açık, uygulanabilir bir yasa hükmü yoktur. Ancak İçişleri Bakanlığı şikayet üzerine, lütfedip müfettiş görevlendirirse bir denetim yapılabilir. Bu tip denetimler de kuşkusuz siyasi iktidarın kontrolünde yapılmaktadır. Bağımsız, tarafsız, hukuk güvencesine sahip bir denetleme olmamaktadır.
Belediye Meclisi kararı ile kurulan şirketlerin organları da belediye yöneticileri tarafından oluşturulmaktadır. Çoğunlukla yönetim kurulu başkanlığını, kurucu belediyenin Belediye Başkanı’nın yaptığı, şirketlerin denetim organlarında 5216 sayılı kanun çerçevesinde belediye yöneticilerinin bulunması mümkündür. Hal böyle olunca bu şirketlerin denetimi konusundaki vahameti varın siz hesaplayın. Bu şirketlerin kullandıkları para kamunun (halkın) fakat kamu denetimine tabi değiller. Yani vatandaşların kurduğu özel bir şirket gibi muamele görüyor. Böyle olunca da olanlar oluyor…
Konunun anlaşılabilmesi için yaptığımız bu açıklamalardan sonra ilçe gündemini uzun süreden beri işgal eden OBEFAŞ’ a gelebiliriz. Aşağıdaki açıklamalar tamamen yazılı belgelere dayanmaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün yazılarına göre OBEFAŞ bakanlık müfettişi Ersan GÖK tarafından denetlenmiş ve 14.02.2002 tarihli rapor tutulmuştur. Bu raporu a konu şikayetler, şirketin 02.05.2002 tarihli genel kurul toplantısında ibra edilmiştir. Bir taraftan Ticaret kanununa tabi olmanın faydaları…
Diğer bir belgeye göre de OBEFAŞ’ın %99,97 hissesi Belediye’ye aittir. Yani bu şirketin kullandığı paranın tamamı kamunun, halkın parasıdır. Şirketin yıllar itibarıyla kar-zarar durumu da şöyledir:
2000 Yılı 27.399.670.000. TL kar
2001 Yılı 146.204.550.000. TL kar
2002 Yılı 276.289.100.000. TL kar
2003 Yılı 581.436.900.000. TL kar
2004 Yılı 1.052.838.280.000. TL kar
2005 Yılı 116.843.500.000. TL kar
Şirket Genel Kurulunun 2005 yılında oybirliğiyle aldığı karar sonucu, Yönetim kurulu Başkanı Yusuf KORKUSUZ aylık 3000 YTL. ücret almaktadır. Yönetim kurulunda yer alan Belediye de memur olarak görev yapan üyeler ve İsmail Özbey 500 YTL ücret almaktaymış. Hemen bu verilerin 17.04.2006 tarihli olduğunu belirteyim. Memur arkadaşların yanıt hakkı olmaması ve bu göreve atanmış olmaları dolayısıyla onların adlarını anmanın yersiz olacağını düşündüm. İşte resmi verilere göre OBEFAŞ’ın kısa geçmişi.
Vergi olarak ödedikleri paranın nasıl kullanıldığını merak eden duyarlı hemşehrilerimiz bu ve benzeri konularda Belediye, Kaymakamlık gibi yerlere bilgi edinme dilekçesi ile başvurarak bilgi sahibi olmak istedikleri konuyla ilgisi olan kuruluşlara müracat ettiklerinde Bilgi Edinme Yasası gereği bilgilendirilirler. Ayrıca, Belediye K. m.13 gereği hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Ayrıca Bay Başkan’ın noterden belgeli şeffaf yönetim anlayışı da dikkate alınınca Orhangazi’li hemşehrilerimiz çok şanslı sayılırlar.
0 yorum:
Yorum Gönder