BAŞBAKANI KURTARAN HAKİM
Bursa, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi skandal bir karara imza attı. Bursa Barosu ve bazı avukatların Başbakan Recep Tayip Erdoğan, dönemin Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen ve Gemlik eski belediye başkanı Mehmet Turgut’a aleyhinde açtıkları tazminat davasında, tazminat Mehmet Turgut’a yüklendi. Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Zeki Ergezen ise sorumlulukları olmadığı gerekçesiyle tazminat ödemekten kurtuldu.
Dava, Cargill aleyhinde verilen mahkeme kararlarının uygulamadıkları gerekçesiyle Başbakan, Zeki Ergezen ve Gemlik eski belediye başkanı Mehmet Turgut’a aleyhinde açılmıştı. Dava, mahkeme ve Yargıtay arasında yıllarca gidip geldikten sonra, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (HGK) önüne geldi.
Kurul, idari yargı kararlarını uygulamakla yükümlü yerel yöneticilerin idari yargı kararlarını uygulamayıp, fabrikanın faaliyetini devam ettirmesi yönünde emir ve talimat veren, yine idari yargı kararlarının geçersiz kılınması için bu yöreyi özel endüstri bölgesi ilan eden Başbakan ile idari yargı kararlarının uygulanması konusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyen Bayındırlık ve İskan Bakanının kararların infaz edilmemesinden sorumlu bulunduğuna karar verdi ve Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını bozdu.
Buraya kadar her şey hukuki prosedüre uygundu. Alt mahkeme usul kanunlarının emredici hükümlerine uyarak HGK’nun kararı (Hukuk Genel Kurulu) doğrultusunda Başbakan ve Zeki Ergezen’i tazminata mahkum etmesi gerekirken; açık yasa hükümlerini çiğneyerek; (HMK MADDE 373(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur) HGK kararına uymadı. Böylece Türk hukuk tarihinde görülmemiş bir sonuç ortaya çıktı.
Bundan sonra ise, Bursa Barosu hakim hakkında HSYK’ya şikayette bulundu. Konuyu görüşen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üçüncü Dairesi
"Öne sürülen iddianın yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, hakimin yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkinin ilgili hakim tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına dair somut delil gösterilmediği gibi, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususun şikayete konu edildiği" gerekçesiyle, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 97. maddesinin (d) bendi uyarınca, şikayeti işleme koymamıştır.
Yukarıda anlatılan kararlar, Anayasa referandumundan sonra oluşan yeni HSYK (Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu) ve onun atadığı, seçtiği hakimlerle siyasallaşan yargının geldiği yerin çok somut bir örneğidir. Bu tuzun da koktuğunun açık bir göstergesidir. Bundan sonra, vatandaşlar AKP il ve ilçe başkanlarından kendi davaları için yardım isterlerse şaşırmamak gerekir.
0 yorum:
Yorum Gönder