“İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”-2 (NELER YAPILABİLİR?)

 “İZNİK GÖLÜ CAN ÇEKİŞİYOR”-2
(NELER YAPILABİLİR?)

Bilimi, bilim insanlarını, meslek kuruluşlarını dinlemeyen sorunu görmezden gelen, üç maymunu oynayan görmeyen, duymayan kamu yöneticileri etik, vicdani ve ahlaki açıdan büyük bir sorumluluğun altına girmektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır, sağlıklı olabilmenin temel koşuludur. Gölün bu kadar kirlenmesinin nedeni, mevzuat eksikliği değil, öncelikle mevzuatı uygulamayan kamu görevlileridir.
Bunlara, 1990'dan sonra İznik Gölü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına rağmen, hala bölgedeki fabrikalara ek yatırımlar için, ruhsat veren şimdiye kadarki bütün belediye başkanları dahildir.
Öncelikle, halen çalışmaları devam eden yönetim planı süratle bitirilip, plan uygulamaya konmalıdır.
Tarım alanlarından gelen tarımsal ilaç kalıntıları,
azot ve fosfor gibi kirliliği azaltmak için çiftçiler aşırı ilaç ve gübre kullanımı konusunda eğitilmeli ve planlarda göl çevresinde 1 km lik alanı kapsayan ilaç ve gübre kullanma yasağı hiç olmazsa kıyıdan itibaren 300 m. genişlikteki alanda mutlaka uygulanmalı bu alanın çıplak kısımları ağaçlandırılmalı ve çim vb. bitkiler ekilmelidir.
Tarımsal ilaç ambalajları, kurulacak bir sistemle çiftçilerden geri toplanmalıdır.
  Göl çevresinde İznik dahil olmak üzere yerleşimlerin evsel atık sularının ve yağahaneler dahil kurulu büyük-küçük tüm tesislerin atık suları göl çevresinden uzaklaştırılmalıdır. Göl ve çevresindeki derelerde ilaç tankerlerinin yıkanmasının önüne geçilmeli bunun için belli yerlerde yıkama yerleri tesis edilmeli ve bunların suları arıtılmadan çevreye verilmemelidir.
Motorlu araçların göl kıyısına girmeleri önlenmeli, balıkçı motorlarından yağ ve benzeri maddelerin göle sızması konusunda balıkçılar uyarılmalı, gerekli tedbirler alınmalıdır.
Orhangazi yağmursuyu şebekesinin göle bağlanması, hele altyapı çalışmaları, sokak ve caddelerin durum dikkate alındığında çok yanlış olmuştur. Sokak ve caddelerin kirlilik durumu herkesçe malumdur.
Planlara uygun olarak, ilerde kaldırılması gereken sanayi tesislerine belli bir süre verilip, bölgeden uzaklaştırılmalı, baca gazları dahil, her türlü deşarjları online olarak takip edilmelidir.
  Göle akan derelerin sıkı takibi yapılmalı, bu dereler üzerine sulama amaçlı barajlar inşa edilmemeli, bu derelere deşarjlar engellenmelidir. Gölün uzak çevresinde bile termik santrallara (Yalovo) izin verilmemelidir.
Konun uzmanı biliminsanlarının önerileri planlara işlenmeli, gölden aşırı su çekiminin (Gemlik Azot) gibi önüne geçilmeli, havzanın bütüncül bir planlaması yapılmalı ve yönetim ilkeleri çıkarılmalıdır.
Bütün bu saydıklarım, siyasi rantı olmayan zor işlerdir. Hiç kimse unutmasın ki, eğer göl daha da kötüleşir sulamada bile kullanılmaz hale gelirse (ki, gidiş o yöndedir) kıyısına gidip o güzelliğe bakacak çocuklarınız, torunlarınız, sizi hiç şüphesiz saygıyla anmayacaklardır. Yöneticilik, günlük işleri yapmak değil, bilimsel esaslara göre, geleceği planlamaktır. Günlük küçük çıkarlar ve para hırsıyla ancak bugünü kendiniz için kurtarırsınız. Geleceği yok edersiniz.
Unutulmasın ki, bugün dünün eseri, yarın da bugünün eseri olacaktır. Bugün ülkede konuşmak tehlikeli olsa bile, kötülükler karşısında susan dilsiz şeytandır.
 
https://www.youtube.com/watch?v=ZKLfFZCPUqw


0 yorum:

 

Pazarköy