Taşocaklarından
gelip, Hürriyet Mahallesi’nden geçen yolda kazalar bitmiyor diye başlıkla
atıyor, yerel medyamız. Evet, yazdıkları doğru, doğru olmasına doğru da bir
sonucu yazıyorlar. Kaza bir takım eksiklik, aksaklık, ihmal ve dikkatsizliğin
sonucu olursa kazadır. Yoksa, vurdumduymazlık sonucu olan ise, olası kasıttır.
Yani bir kişiyi öldürmek istemezsiniz ama, arabayla 200 km hızla gidiyorsanız
veya 200 promil alkollüyseniz, bir kişiye çarparsanız bu kaza olmaz. Kasta
yakın bir durumdur.
O,
yoldaki kazaların sebebi, araçların aşırı yüklenmesi, (tonaj aşımı) araçların
bakımının yapılmamasıdır. (özellikle fren ve tekerlekler) Bunu taş ocaklarını
işletenler de, kamyonları kullanan şoförler de biliyor. Tamamen işverenin daha çok para kazanma hırsından kaynaklanan bir
durum. Birileri cebini dolduracak diye, şoförlerin ve Hürriyet
Mahallesi’nde yaşayanların canı tehlikeye atılıyor. Dua ile olacaksa, dua
edelim kaza olmasın, ama olursa birinci sorumlu işverenler, ikinci sorumlu
denetim yapmayan trafik zabıtası ve üçüncü sorumlu belediyedir.
Bizim
gazeteci arkadaşların bir yanda afra ve tafralarından yanlarından geçilmezken,
yalakalıktan, dilleri yerlerde sürünüyor. Olayları görmezden geldikleri gibi,
gerçekleri gizlemekle meşguller. Gerçek şu, bir zamanların Turgut abisi Belediye
Başkanı iken, o taşocaklarına göz yumdu. Taş ocakları onun sayesinde oradalar. Bu taş ocaklarını çoğunun ruhsat alanları
Nadır kaynağı koruma alanının içinde, yani bunların bölgeden uzaklaştırılması
gerekiyor. Nerede Belediye, nerede Çağlayan efendi? Bir gün on dakikanı
ayır da ilgili personel sana durumu anlatsın, anlatamazlarsa, ben anlatırım.
Remzi
hocam (Hürriyet Mahallesi Muhtarı) sen bu işin neresindesin? Aklıma geldi de…
0 yorum:
Yorum Gönder