Geçen cuma (06.02.2015)
yapılan Belediye Meclisi toplantısını baştan sona izledim.
Toplantının özeti şu; AKP ülkeyi nasıl kanun, kural, tanımadan
ben yaptım oldu mantığıyla yönetiyorsa, Neşet de aynı. İlçenin
nasıl yönetildiğini anlamak istiyorsanız, lütfen bu yazıyı
sıkılsanız da sonuna kadar okuyun. Gazete olduklarını iddia
edenler neyi ne kadar yazar, ne kadar anlamışlardır bilemem.
Toplantı, ilk olarak
Neşet'in müthiş başarılarının slaytlarla desteklenerek, Neşet
tarafından anlatılmasıyla başladı.
Öncelikle belirtmem
gerekir ki, şimdiye kadar yapılan meclis toplantıları hukuki
açıdan sakat, Çünkü Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği'ne
göre gündemin, toplantı günü de belirtilerek üyelere en az
üç gün önceden bildirilmesi gerekli. Buna halk da dahildir,
halkın bilgilendirilmesi belediye ilân panosuna veya halkın yoğun
olarak bulunduğu ve gelip geçtiği yerlere ilân
asılarak; gazete, hoparlör, internet aracılığıyla
yapılır. (m.8)
Bu, yönetmeliğin
belirlediği şekil şartıdır, bir idari işlemi şekle uygun
yapmamak o işlemin iptal nedenidir. Üyelerin konu hakkında oy
kullanacaklarına göre, gündemin başlık olarak belirtilmesi
yetmez, görüşülecek konu hakında, tam bilgilendirilmeleri
gerekir.
Gelelim, AKP'nin
demokrasiyi nasıl anladığına ve hukuku nasıl paçavraya
çevirdiğine. Meclis denetim komisyonuna DP'den bir üye seçilemesi
gerekiyor. Yönetmelik bu seçimi 'ihtisas komisyonlarının oluşumu'
başlıklı 21. maddede şöyle düzenlemiş. “İhtisas
komisyonlarına siyasi parti grupları aday gösterebileceği gibi,
üyeler de o partiden aday olabilir.” AKP, DP nin gösterdiği
adayı değil, DP içinden kendi kafasına göre birini seçiyor, bir
ay önce AKP oylarıyla aday olmadığı halde seçilen Aslı Demirel
ertesi günü istifa etmişti. Onun yerine, Nurettin Çetin adaydı,
ama AKP grubu tuttu aday olmayan Osman Levent Sarıoğlu'nu seçti.
Denetim komisyonunun
oluşumu başlıklı 22. maddede de “Komisyona
üye seçiminde ihtisas komisyonlarına üye seçimindeki usul ve
esaslar uygulanır.” diyor. Bırakın bütün bunları,
birisi ben aday değilim dedikten sonra, o ismi biz seçeriz demek
hangi mantığa uyuyor. Bir tek AKP'nin demokrasiyi 'istenilen yerde
inilecek tramvay' gören mantığına.
Başlıktaki söz, Neşet
efendiye ait, tartışmalar arasında “her seçimde birinci
parti çıktıkları için, herşeyi doğru yaparız”
bağlamında söylendi. Almanya'da da Hitler birinci parti çıkmıştı,
herşeyi doğru yaptığı için, 40 milyon insan ölmüştü. Neşet
efendi seçim usulüne ilişkin tartışmalar sürerken, bir taraftan
da oylamayı yaptırıyor ve “bana işimi öğretmeyin”
diyerek, muhalefete laf yetiştiriyordu.
MHP üyesi Mehmat Nami
Kurucu hazırlıklı gelmiş; Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü'nün
tek teknisyenle bu işi nasıl yapacağını, sokak hayvanları için
sadece yem kapları koymanın yeterli olmadğını ve bunlara barınak
yapılması gerektiğini, Gedelek içme suyu hakkında içilemez
iddiaları olduğunu anlattı ve bunlara yahıt istedi. Bunlar da
yapıyoruz, yapacağız diyerek geçiştirildi.
Benim önemli gördüğüm
Sölöz Barajı konusunda ilçenin hiçbir şey bilmediği. İznik G.
nü beslenmesine en çok katkı sağlayan Kuzeyde Karadere ve Güneyde
Sölöz deresi. Sölöz deresi üzerine baraj yapılması, derenin
getirdiği ve balıklar ve diğer sucul canlılar için yaşamsal
önemi olan organik besin maddelerinin baraj tabanına çökmesine ve
suyun özelliğini yitirmesine sebep olacak, göldeki canlı yaşamı
çok kötü yönde etkileyecek. Bunu, bu güdük ilçede balıkçılar
dahil kaç kişi biliyor bilemem, anlaşıldığı kadarıyla bilen
yok veya susuyorlar, bu konuya dikkat çekmek isterim. Göl korunuyor
nutuklarıyla göl korunmaz, gelecek nesiller size sadece küfür
ederler.
Şimdi kısa başlıklarla
aldığım diğer notları yazacağım:
Birilerinin öve, öve
bitiremediği içme suyu ihalesini alan EMKA şirketi iflas etmiş,
işi bırakmış, AKP' li olduğunu tahmin ettiğimiz şirkete (çünkü
ihaleleri onlardan başka alabile pek az) ne kadar ceza kesildiği
soruldu, cevap yok. Onların yapması gereken, ev bağlantıları
Bursa Büyükşehir Belediye'sine kalmış.
Meslek Yüksek Okulu
Yeniköy'e taşındığında arazisine kültür merkezi yapılacakmış,
iyi de trafik ve park sorununu hesaba katarlar inşallah...
Hürriyet Mahallesi'nde
bir vatandaşa bir imar kıyağı yapılmış, ayıp olmasın diye,
aynı adada buluran diğerleri de bu kıyaktan faydalandırılmış.
DP'nin bir yönetmelik değişikliği ile, konun tüm yurttaşlar
için eşitlikle çözülmesi istemi, bakarız, makarız denilerek,
geçiştirildi.
Kale bölgesindeki eski
üç taşocağı moloz döküm yeri olarak belirlenmiş; MHP'li
üyenin bu ocakları böyle bırakanlardan, eski haline getirilmesi
için ücret alınıp alınmayacağı sorusu da alacağız ,
yapacağız denilerek geçiştirildi.
CHP' yi sorduğunuzu
duyar gibiyim, bu partinin temsilcisi kuzuların sessizliğini
oynamaya devam etti.
Bitirirken izlenimimi
toparlarsam, el kaldır-indirden ibaret, bu arada Neşet'in eski
yönetimi tehdit eden “bizim de bildiklerimiz var” sözü açık
bir tehditti. Fakat bu rest görüldü, bildiklerin varsa susuyorsan
bu suç, savcı uzakta değil, gider bildiklerini anlatırsın. Sayın
Neşet efendi, bizim de bildiklerimiz var.... Yerel demokrasinin bu
haline ve ilçenin böyle bir zihniyet tarafından güya
yönetilmesine gerçekten üzüldüm.
0 yorum:
Yorum Gönder