SİZİ, ÇOCUKLARINIZA VE TORUNLARINIZA HAVALE EDİYORUM.



Bazı şeyler vardır ki, 'Allah yokluğunu aratmasın' denir. Bu doktor olur, mahkeme olur vb. Basın da bence bu gruba dahildir. Çünkü, halk basın aracılığıyla olan biten hakkında bilgi sahibi olur. Basın, radyo, televizyonlar ve sosyal medyanın bu anlamda önemi yadsınamaz. Medyanın bu görevini yapması için özgür olması gerekir. Çünkü basın özgürlüğü basının bizzat kendisi için ne kadar önemliyse, halkın haber alma, bilgiye erişme hakkı açısından önemi ondan daha fazladır.
İlçemizde, evlere şenlik bir yerel basın var, sayfalarını ıkına-sıkına dolduruyorlar. Ben ilkokuldayken 'Ayşegül' adlı seri bir dergi vardı. Ayşegül okulda, Ayşegül tatilde vb. Şimdi basına bakıyorum da, bunun Neşet türevi çıkmış. Neredeyse Neşet, bilmem nerde diye yazacaklar.
Geçenlerde Componenta, işçi çıkardığı ve ek tesisin mühürlendiği haberleri üzerine, yerel basına tam sayfa ilan verdi. Doğal olarak yayınladılar, sorun yok. Bunun üzerine, Componenta'nın yalanlarını ve gerçeğe aykırı beyanlarını karşı bir açıklama yazıp, gönderdim. Bir satır bile yazamadılar... Nerede tarafsızlık, eşitlik? Nerede halkın doğru bilgilenme hakkı?
Ben para vermedim diye mi yazmadınız?
Ama hemen arkasından, “Componenta 2 dalda ödüllendirildi.” başlığını attılar. Componenta Orhangazi ovasını, Gölü kirletirken, tam siper olanlar, iş övgüye gelince sınır tanımadılar. Bir de kimden duydularsa, tuturmuşlar bir slogan 'marka şehir' olacaklarmış. Modernite algısı yüksek betonarme binalardan öte gidememiş sizlerle, bu ilçe olsa olsa güdükgazi olur!

Sizi, çocuklarınıza ve torunlarınıza havale ediyorum, eğer mezarda kulak çınlamısı varsa, hapı yuttunuz...   

0 yorum:

 

Pazarköy