GAZETECİLİKTE SON NOKTA; YEREL BASIN İFTARDA





Yenigün Gazetesi’nde Adnan Hoca yazısında “Dışarıdan bakıldığında ‘hep sisli’ görünen fabrikamız bu kez ‘gülümseyen’ yüzüyle karşımıza çıktı.” dedikten sonra, bu övgüyü yeterli bulmamış olacak ki, bir sonraki paragrafta bu kez“Coponenta’nın gülen yüzü ortaya çıktı.” diye yazmış.
Ben, du bakali ne olcek deyip yazıyı okumaya devam ederken, bu sefer hoca ‘geziye’ diyor, yemeğe olacak, katılmadığını yazmış. Hoppala… Okumaya devam ediyorum, meğerse hoca, ‘elindeki çok güzel hazırlanmış’ broşüre bakıp, yazıyormuş bu parlak lafları ve övgüleri… Gazetecilikte son nokta… Sonra, tarım toplumundan, sanayi toplumuna geçişi veciz bir şekilde anlatmış. Hocamız muhabbetlerinde ilçe yerel basınındaki gençleri kendisinin yetiştirdiğini övünerek anlatır, bu yazısını okuduktan sonra kendisine hak verdim…
Meğer, geçtiğimiz Perşembe, Componenta yöneticileri yerel basın mensuplarını iftara davet etmişler ve birlikte iftar yemeği yapmışlar.
Tuna Gazetesi hocalarından aşağı kalacak değil ya, onlar da haberlerine yazarken “Bir süredir yerel medyada eleştirilerin hedefi olan Componenta Dökümcülük A.Ş. kapılarını basına açtı.” diye bir cümle kullanmış. Yahu, bari Ramazan’da sallamayın birader, bırakın bir süre yerel medyada eleştirilerin hedefi olmayı, yerel basının bir sanayi tesisini eleştirdiğini görmedim. Neyse sıcak ve Ramazan bir araya gelince, bir de hocalarını hesaba katınca söylenecek bir şey kalmıyor.

Bu arkadaşlar, Componenta yetkilileri, Çevre Şehircilik Müdürlüğü yetkilileri hakkında bir soruşturma olduğunu da bilirler bilmesine de yazamazlar… Yazacak olan, maçası sıkan varsa belgeler benden…
Bizimkiler ağızları açık, başlarında baretleri olmadan tesisleri gezip, hayran bir vaziyette sofraya oturmuş olsalar gerek, Componenta yetkilileri de Ramazan’a uygun olarak, Orhangazi için yaptıkları sosyal yardımları anlatmışlar.
Soran olmadığı için aşağıda yazdıklarımı anlatmamışlar.
Ergitilmiş sıcak madenin kalıba döküldüğü kalıplama ünitesinde yer alan 78,79,80,81,95,96,97 ve 98 nolu bacalarda Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği (SKHKKY) gereğince toz tutma sistemi kurulmadığı için Çevre İzin belgesi  başvurusun bu sebeple reddedildiğini.” GFB (Geçici Faaliyet Belgesi) 1 yıllık süresini aştığından geçerliliğini yitirdiğini,
TÜBİTAK MAM Çevre Enstitüsü 06.01.2012 tarihli raporlarında s.3/21 de uçucu organik bileşik konsantrasyonu %0,28 olduğunu. Sayfa.16/21 de ‘kum rejenerasyon fan tozu’ toksisitesi 2 olup, toksik bulunduğunu ve su ile reaksiyon verebileceği, sulu ortamdaki yaşamı olumsuz etkileyebileceği belirtildiğini,
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, 09.Ekim.2006 tarih ve B.18.4İÇO.4.16.02-ÇYÖ/5562 Sayılı yazısında, ilgili tesisin (Componenta) DSİ su kanalına deşarj ettiği suyun Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği hükümlerinin öngördüğü arıtma yapılmadan deşarj ettiği, arıtma çamurunu toprakta gübre olarak kullandığını, ne onlar anlatmış, ne bizim yerel basın sormuş… Vardır bir hikmeti…
Componenta yetkilileri demişler ki, atıkları modern yöntemlerle yok ediyoruz. Bizim güzide basınımızdan bir Allah’ın kulu da çıkıp, buna fabrika bahçesinde toprağın üstüne bırakıp, üstünü görünmesin diye toprakla örtmek dahil mi diye sormamış, niye acaba?
Oruçlu oruçlu, bunlar nereden akıllarına gelecek, neyse, siz yediklerinizi anlatın, biz yazdıklarınızı yemedik.

Yakında yerel basın Ormo’da, Cargill’de, Asil Çelik’te iftarda diye bizim zamanımızın ‘Ayşegül’ünü’ aratmayan yazılar çıkarsa, şaşmayın. Böyle başa böyle tarak…

0 yorum:

 

Pazarköy