KANSEROJEN
KAĞIT FABRİKASI
VE ÇEVRECİLİĞİNİ ANLAYAMADIĞIM
Su altı Dalış
Derneği
Rantın, talanın,
doğa yağmasının ve tahribinin bir numaralı faili AKP iktidarının ilçemiz
temsilcisi Neşet Çağlayan ve ekibi harekete geçti. İznik Gölü çevresinde çeşitli
yerlerde boy, boy poz verip, Asiye’yi nasıl hallederiz diye düşünüyorlar? Bu
amaçla taa Ankara’ya gidip, yağma ve talan Bakanlığı’yla görüşmeler yapıp,
katliam için yardım istediler.
Yenigün
ise, 2 Haziran tarihinde 1. sayfaya, “Dünya Çevre Gününde Göl’de Temizlik’
başlığıyla ‘Cargill’ in afişinin fotoğrafını koymuş. Aferin size, çevreci
olarak bula, bula Cargill’i bulmak özel yetenek ister. İç sayfalarda ise, Su
altı Dalış Derneği’nin resmini koymuşlar. ‘Birilerinin ilçe vekili İsmail
Aydın, da bu temizlik faaliyetine katılmış, dip taraması yapmışlar. Ellerine
sağlık… Bu arada çevre temizliğine dikkat çekmişler. Ya çevre kim siz kimsiniz?
Cargill ve AKP ve yandaşları bunlar çevreciyse ben bu işten istifa ediyorum.
Çevre düşmanlarını çevreci diye yutturmak da tabii basının görevi.
Bu çok çevreci arkadaşlara şimdi soralım,
Albayrak’ların Göle 500m mesafede kağıt fabrikası kurmasına ne diyorsunuz?
Başkan
Çağlayan,
İlçe
başkanı Mustafa Kaya,
Sivil
elbiseli arkadaşlar ve
Demokrasinin
‘vazgeçilmezi’ siyasi partilerimizin ilçe örgütleri
Evet,
bu konuda bir düşünceniz var mı?
Bilginiz
olmadığı için fikriniz de yok galiba…
Washington Post gazetesinde yayınlanan
habere göre Amerikan Çevre Koruma Dairesi tarafından yayınlanan raporda, klorla
ağartılarak üretilen kağıt ve benzeri ürünlerde gıda ürünlerine geçebilen
dioksin adlı maddenin kanserojen sınıfına alındığı açıklandı.
Bebekler yetişkinlere
göre 200 kat fazla dioksine maruz kalma riskini taşırken, tuvalet kağıtları, kağıt mendiller, süt veya meyve
suyu kartonları, tek kullanımlık çocuk bezleri, bilhassa peçeteler eğer klorla
ağartma işleminden geçiyorlarsa düşük dozda dioksin içeriyorlar.
Bu ürünlerin
herhangi birinden yiyeceklere ve vücuda da kolayca bulaşan bu zararlı
kimyasallar Amerikan Çevre Koruma dairesinin raporunda, en ufak miktarının bile
laboratuvar hayvanlarında kansere sebep olduğu açıklandı.
Dioksin,
çevrede kalıcı özellik göstermektedir. İnsanlar ve hayvanlar, başlıca günlük
besinleri aracılığıyla dioksine maruz kalırlar. Koyun, inek veya tavuk gibi
besin değeri olan hayvanlar tarafından, yemlerle birlikte kirlilik halinde
alınan dioksinler, hayvanların yağ dokusunda birikirler. Aynı durum, dioksinle
bulaşmış sularda yaşayan balıklarda da ortaya çıkar. Bu durumdaki hayvanları
tüketen insanlarda, dioksin birikimi, sakıncalı boyutlara değin ulaşabilir.
Uzun süre dioksin ve benzeri kimyasallara maruz kalınması, canlılarda önemli
sağlık problemlerine sebep olabilir. Bu nedenle, çevre ve gıda örneklerinde
dioksin ve benzeri kimyasalların varlıklarının ve düzeylerinin belirlenmesi,
canlı sağlığının korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesinde oldukça
önemlidir.
Bunların kağıt fabrikasıyla ne alakası var,
diyeceksiniz
Kâğıt fabrikalarında parlak beyaz kâğıt üretimi için klor dioksit gibi
beyazlatıcı maddeler kullanılıyor. Bu işlem
dioksinler ve diğer yüksek toksisiteli
maddeler dahil birçok zehirli maddeden oluşan
bir kokteyl yaratıyor. Bu yan ürünlerin binlerce tonu her yıl su kaynaklarına
ve havaya karışıyor. Balıklara ve kuşlara olan zararının yanı sıra
insanlar da bundan oldukça fazla nasipleniyorlar. Kısıtlamalar sonucu bu
atıklar azaltılsa da, çok az bir miktarı bile çok zararlıdır.
Evet, sevgili Pazarköylüler, biz araştırdık
ve fabrikaya Bakanlığın verdiği ÇED raporuna karşı dava açtık. Gazeteler de sağ
olsunlar yazdılar, bu muhterem zevat bunları duymadı mı? Benden bu kadar,
gerisi size kalmış sevgili Pazarköylüler.
Niye susuyorlar, bunlar sizin (halkın)
yanında değiller mi? Yoksa Turgut Özal gibi para babalarını mı seviyorlar? Ne
dersiniz?
Siz, bize bişey olmaz abi diyorsanız, ben
size, Allah sizi bildiği gibi yapsın derim.
0 yorum:
Yorum Gönder