
Dış politikada
burnu b.ktan kurtulmayan, attığı her adım fos çıkan böyle bir hükümeti Dünya
tarihi yazmıyor. AB ve Kıbrıs’la başladılar, gündüz maytap attılar. Azerbaycan,
Ermenistan, Mısır, Libya, Suriye ve son olarak Irak. Gırtlağa kadar batağa
batmış bir rezillikler serisi. Köy kahvesinden Sarı çizmeli Memet ağa dış
politikayı yönetseydi böyle kepazelikler yaşanmazdı.
Önce, ulusun
bağımsızlığının, egemenliğinin simgesi bayrak askeri birlik içindeki direkten
indirildi. Burada bayrak indirme olayı bir sonuçtur. Neyin sonucudur derseniz,
benim yanıtım açılım sürecinde yaşanan ve halktan gizlenen olaylara göz
yumulması, görmezden gelinmesi ve valilerin hiçbir şekilde askeri birliklere
ateş açılsa bile operasyon izni vermemesi gibi siyasi kararların sonucudur.
Basının
yazmadığı olayları duysanız küçük dilinizi yutarsınız. Köylüler askere karşı
gaz bombası, taş ve sopa ile saldırıyor, askeri araçlara binlerce liralık zarar
veriyor, askerlere kendilerini bile savunma (meşru müdafa) izni verilmiyor
ama askerler mahkemede yargılanıyorlar.
Bu olaylardan sadece bir tanesi…
Bu kepazelik
ve rezillik kem kümle geçiştirildi. Çünkü önündeki bulgur ve fasulyeden
kafasını kaldıramayan AKP seçmeninin hikmetinden sual olunmaz, neyi nereye
kadar kaldırır bilinmez, mezhepleri geniş nede olsa!
AKP seçmenin seçtiği
adamlar da farklı olacak değiller ya, onlarda İstanbul’da arsa; deniz kıyısında
villa, milyonları sıfırlama derdindeler. TÜBİTAK’a hayvanat bahçesinde müdür
atayan bir zihniyetin başında bulunduğu (yönettiği demiyorum) bir ülkenin ve
millettin başına ne gelse yeridir.
Stratejik kör
bir dışişleri bakanı, sıfırlama dışında başka işlerden anlamayan bir başbakan,
askerliğin bütün değerlerini yerle bir eden bir genelkurmay başkanı ve çapsızlardan
oluşan kadroların yönettiklerini sandıkları, Dünya’nın en stratejik bölgesinde
yer alan bir ülke ve o ülkenin günlük çıkarlardan başka birşey görmeyen
insanları…
Dünya’nın
çeşitli yerlerinde savaşmış, radikal İslamcı, bir güruhu uçaklarla getirip,
Suriye’ye salan, onları lojistik destek veren, tedavi eden bu iktidar düne
kadar El-Nusra ve dolayısıyla Işid’i besleyip, büyüttü. (Belgesi yazı yanındaki
fotoğrafta) Çünkü onlar Sünniydi, Esad ise Alevi. Ortadoğu fatihi olma
hayalleri kuran stratejik körler Işid için, bir türlü terörist diyemedikleri gibi
rehin alınan konsolosluk yetkilileri için “alıkonuldular” diyor. İster ye,
ister sabaha bırak. Çünkü Işid kafası ile bu ülkeyi yönettiklerini sananların
kafa yapısı aynı.
Yıllarca bu
topraklarda, mezhepçilik yaptılar, aynı şeyi Ortadoğu’da yaptılar. Bunların
sayesinde, Haçlıların bile başaramadıkları mezhep savaşları başlarsa, ki işin
gidişatı oraya doğru, Türkiye kendini bundan kurtaramaz.
Işid’i
destekleyen Amerika ve Suudi Arabistan’ın ve dolaylı yoldan İsrail’in amacı da
bu. Yabancı bazı yayınlar Işid için paralı asker sözünü kullanıyor. Işid’i
kullananların amacı ise, Suriye, Irak ve İran’ ı da içine alan bir mezhep
savaşı ve bu ülkeleri parçalamak. Bunların içinde doğal olarak Türkiye de var.
Durmak yok, yemeye, götürmeye, talana Haçlı işbirlikçiliğine devam.

0 yorum:
Yorum Gönder